Türkiye, 2000 yıllık Mesih
İnancı’na yabancı değildir. İzmir, Efes, Antakya, Tarsus, Konya gibi
isimlerin sık sık geçtiği İncil’in büyük bir bölümü Anadolu'da kaleme
alındı.
Osmanlı İmparatorluğu, farklı inançları benimseyen insanların barış
içinde yaşamasını sağlayarak büyük bir başarı gösterdi. IV. Sultan
Mehmet zamanında Tevrat, Zebur ve İncil’in toplamı olan Kitabı
Mukaddes, baştercümanı Ali Bey tarafından Türkçeye çevrildi. 19.
yüzyılda Anadolu İncil’e bağlanan “Protestanlar”ın ilk filizlerini
gördü.
Protestanlık, 15. yüzyılda
İncil'in esaslarına dönmek için yapılan reform hareketine verilen
isimdir. Reformun diğer bir özelliği, inanç ve devlet işleri ayrı
tutmaktır. Bu anlamda da merkezi yönetimlerden ve bir milliyetin
Hıristiyanlık anlayışından bağımsız olan bu kiliseler, dünya çapında
“Evangelical” (Müjdeci veya İncilî) kiliseler olarak biliniyor.
Türkiye Protestan Kiliseleri
olarak ırk, din, dil, millet, mezhep, vb. ayrımları gözetmeksizin
Mesih İsa'nın Kurtuluş Müjdesini (İncil’i) benimseyen ve ibadetlerini
Türkçe olarak sürdüren kiliseleriz.
Türkiye’de farklı inançlarda
olan herkese sevgi, dostluk ve hoşgörü ile yaklaşıyoruz. Anadolu’nun
zengin kültür mozaiğine ait olan İznik ve Kadıköy Akideleri gibi,
Mesih İnancı’nın tarihsel kökenlerine de bağlıyız.
Neye İnanıyoruz?
Her şeyi yaratan ve özünde
sevgi olan tek Tanrı'ya inanıyoruz. O, Tevrat, Zebur ve İncil'den
oluşan Kutsal Kitap'ı bütün insanların yolunu aydınlatan rehber olarak
gönderdi. Kendini Baba, Oğul ve Kutsal Ruh olarak açıklamıştır.
Kutsal Kitap’ın ana mesajı
Tanrı'nın gönderdiği Kurtarıcı ile ilgilidir. O, gökten diri Söz
olarak inen Mesih İsa’dır. Tanrı’nın Hz. Meryem'le ilişki kurup bir
çocuğun babası olduğu iğrenç iftirasını kesinlikle reddederiz.
İncil'de, İsa'ya “Tanrı'nın Oğlu” ancak mecazi anlamda denir. Kendisi,
sonsuz kurban niteliğindeki ölümü ve ölümden dirilişiyle cennet
kapısını herkese açmıştır.
Bütün insanlar, tövbe edip
bu yüce habere yürekten inanmaya çağrılıyor. Böylece diri Tanrı’ya
kavuşan herkesin, Mesih İsa’nın izinde yürümesi gerektiğine
inanıyoruz.
Bozulmamış İncil'i tanıtıyoruz
Ülkemizde İncil’in
değiştirildiği ve Batı’dan geldiği düşünülüyor. Ne var ki, Kutsal
Kitap değişmedi, değişmeyecektir. Aynı şekilde de Mesih İnancı ne
Batı’ya ait ne de Doğu’ya aittir.
Kilisemiz ve İbadetimiz
İncil’e göre “kilise” cemaat
demektir. İbadet şekli de aracılar olmadan sade ve putperestlikten
uzaktır. İbadetin görkemi, binada veya gizemli ayinlerde değil yürekte
ve içtenliktedir.
Kilisemizin var olma amacı
Tanrı'ya, layık olduğu ibadeti sunmaktır. Bir araya gelen inanlılar,
Kutsal Kitap öğretişlerinin ışığında, Tanrı’yı ruhsal ezgiler ve
dualarla övüyoruz. Yaşayan Tanrı'nın huzurunda büyük bir sevinç ve
içtenlikle Rab'bin sevgisine ve iyiliklerine şükrediyoruz. Böylece
ibadetlerimiz sevinçle yapılan bir kutlamadır.
Kişinin doğuştan şu veya bu
dine mensup olmasının o kişinin Tanrı katındaki yerini belirttiğine
inanmıyoruz. Tersine her insan özgür iradesini kullanarak gerçeği
aramalı, araştırmalı ve bilinçli bir şekilde Tanrı'ya inanmalıdır. Bu
nedenle bebekleri vaftiz etmiyoruz. Kaderciliğe inanmıyoruz. Tersine
Tanrı'nın insanın özgürce yaptığı seçimlerine değer verdiğine
inanıyoruz.
Din
veya Tanrı adına silahla savaşmayı reddediyoruz. Bu doğrultuda Haçlı
Seferleri dahil olmak üzere insanlığa karşı yapılan terör, savaş ve
diğer hakaretleri kınıyoruz. Kötülüğün yalnız iyilikle ve gerçek
sevgiyle yenilebileceğine inanıyoruz.
Toplantılarımızda ne yapıyoruz?
İbadet ediyoruz – piano, gitar ve diğer müzik aletleri eşliğinde ilahi
söyleyerek Tanrı'ya tapınıyoruz. Kutsal Kitap'tan öğretiş ve teşvik
sözleri vererek ruhsal eğitim yapıyoruz. Dua ediyoruz, çaylı sohbetler
yapıyoruz, birlikte yemek yiyoruz, vb. Özetle bir iman ailesi olarak
yaşıyoruz.
Merkezimiz nerede?
Bağımsız, özerk bir
kiliseyiz. Cemaatin yapısı, inanç sistemi ve uygulamaları, başka
mezheplere, merkezlere veya ülkelere bakmaksızın yalnız Kutsal
Kitap'ın öğretileri ve ilkelerine dayanmaktadır.
Amacımız nedir?
Kilisemizin var olma amacı Tanrı'yı her
yönden yüceltmek, O'na boyun eğerek sözünü dinlemek, isteklerini
yerine getirmektir. Somut olarak amacımız İncil'in bu ayetinde
özetlenir:
(Elç. 2:41-42)
Neden bu kadar farklı ulustan insanlar var?
Cennette de durum böyle
olmayacak mı? Topluluğumuzun çoğu Türkiye vatandaşlarıdır. Bunun
dışında Türkiye'de ikametli birkaç yabancı uyruklu kardeşlerimiz de
vardır.
Bu broşürde açıklanan her
hangi bir konu hakkında daha çok bilgi edinmek veya soru sormak
isterseniz, lütfen bizimle temasa geçmekten çekinmeyin. Biz de bir
zamanlar İsa'yı ve İncil'i araştırmıştık. Bunlarla ilgili gerçekleri
benimsememizin sonucu, başkalarının da, aynı fırsata sahip
olabilmeleri için gönüllü olarak bu görevi üstlenmeyi bir borç
biliyoruz.
Faaliyetlerimize katılmak ister misiniz?
Buyurun! Bekliyoruz.
Özellikle Cumartesi günkü sohbet toplantımız, İncil’i ve
Hıristiyanlığı merak eden insanlara yönelik bir faaliyettir. Hoş bir
ortamda istediğiniz soruları sorabilirsiniz, çaylar da bizden! Ama
diğer toplantılara da isterseniz katılabilirsiniz.