|
|
|
Neden Çarmıh ?
Çarmıhın gerekliliğini Tevrat’tan iki örnek vererek açıklayabiliriz:
1. FISIH KURBANI Paskalya, biz Mesih
İnanlılarına, çok anlamlı ve önemli tarihsel bir olayı
hatırlatmaktadır. Bu bayram ta Musa'nın zamanında başladı. Türkçe
"Paskalya" sözcüğü Tevrat'ın asıl dili olan İbranice "Pasah"
sözcüğünden türemiştir. Pasah veya Fısıh bayramı Kutsal Kitap'ın Çıkış
bölümünde açıklanır: Musa peygamberin zamanında
Tanrı, İsrail oğullarını Mısır'daki köleliklerinden kurtaracaktı. O,
Musa aracılığıyla Firavun denen Mısır kralına
"Halkımı salıver ki
bana ibadet etsinler"
diyordu (Çıkış 5:1; 7:16). Firavun ise inat
edip direniyordu. Rab'be direndikçe başına belalar geliyordu. Böylece
Tanrı, Firavun ve Mısır'lıların üzerine dokuz felaket getirmişti.
Fakat Firavun hâlâ dinlemek istemiyordu. Bu kez Tanrı Musa'ya şöyle
dedi:
"Firavun ve Mısır'ın üzerine bir bela daha getireceğim; ondan
sonra Firavun sizi buradan salıverecektir!"
(Çıkış 11:1). Tanrı,
Mısır'da gece yarısı her ailenin ilk doğan çocuğunun öleceğini
söyledi. Taht üzerinde oturan Firavun'un ilk çocuğundan Mısır'ın en
ücra köşesindeki ailenin ilk çocuğuna kadar hepsi bir anda ölecek ve
bütün Mısır diyarında hiç olmamış ve bir daha olmayacak kadar büyük
bir feryat kopacaktı. Fakat Tanrı Musa'ya bu
korkunç beladan kurtuluş yolunu da gösterdi (Çıkış 12:1-28). Her aile
kusursuz bir kuzu alacak, üç gün bekledikten sonra bu kuzuyu
boğazlayacaklar ve onun kanını evin kapısının iki yanına ve üstüne
süreceklerdi. Rab onlara şöyle dedi:
"O gece Mısır diyarından
geçeceğim ve insandan hayvana kadar bütün ilk doğanları vuracağım. Ben
Rab'bim ve sizin bulunduğunuz evler üzerindeki kanı görünce
üzerinizden geçeceğim. Mısır diyarını vurduğum zaman size bela
olmayacak ve sizi helak etmeyeceğim"
(Çıkış 12:12-13). Böylece
Tanrı'nın sözüne inanan halk, kurban edilen kuzunun kanı sayesinde
Tanrı'nın gazabından ve köleliklerinden kurtulup vaadedilen diyara
doğru yola koyuldular. Biz de Mısır'dan kurtulan
halk gibi kurban edilen kusursuz birinin kanı sayesinde sonsuz ölüm
cezasından kurtulduk. Bu gerçek kurban kuzumuz, İsa Mesih'in
Kendisidir. Fısıh olayı Tanrı'nın daha ilerde Mesih'te
gerçekleştireceği kurtuluş planının simgesiydi. Kuzu sadece İsa
Mesih'i simgeliyordu ve bu değişmez planın amacını aslında Mesih
yerine getirecekti. İsa'nın görevine başladığı günlerde, halkın
kalbini İsa için hazırlamak üzere O'ndan önce gönderilen Yahya
peygamber İsa'yı şöyle ilan etti:
"İŞTE, DÜNYANIN GÜNAHINI ORTADAN
KALDIRAN TANRI KUZUSU!"
(Yuhanna 1:29). Mesih, Yahudilerin Fısıh
bayramı sırasında çarmıha gerilerek gerçek ve paha biçilmez son kurban
oldu. Bize sonsuz kurtuluş sağlayan, Mesih'in çarmıhtaki ölümü ve
ölümden dirilişidir. İncil şöyle buyurur:
"Fısıh Kuzumuz olan Mesih
kurban edilmiştir."
(I. Korintliler 5:7). O, bizi günahlarımızdan
kurtardı! Bunun için büyük bir sevinçle bayram ediyoruz!
2. TUNÇTAN YILAN Sayılar 21:4-9'da ilginç bir
olay daha kaydedilir. Mısır'dan kurtulan Musa'yla İsrail oğulları
çölden göç ederken yolda halkın canı çok sıkılır, Tanrı'ya ve Musa'ya
karşı söylenmeye başlarlar.
"Çölde ölelim diye niçin bizi Mısır'dan
çıkardınız? Çünkü ekmek yok, ve su yok; ve canımız bu bayağı ekmekten
iğreniyor"
(Sayılar 21:5). Tanrı mucizevi bir şekilde onlara
gökten ekmek (man) yediriyordu fakat buna teşekkür edeceğine bu göksel
ekmeği bayağı sayıp şikayet ettiler. Bu nankörlük üzerine Rab halkın
arasına zehirli yılanlar gönderdi, ve insanları ısırmaya başladılar.
Birçok kişi öldükten sonra halk Musa'ya gelip günahlarını şöyle itiraf
ettiler:
"Suç ettik, çünkü Rab'be ve sana karşı söyledik;
üzerimizden yılanları kaldırsın diye Rab'be yalvar!"
(Sayılar
21:7). Musa da onlar için Rabbe yalvardı ve Rab ona çok ilginç bir şey
yapmasını emretti:
"Kendine (tunçtan) bir yılan yap,
ve onu bir sırık üzerine koy; ve vaki olacak ki, her ısırılan ona
bakınca yaşayacaktır" (Sayılar 21:8). Musa, Rabbin emrettiği gibi
tunçtan bir yılan yaptı, ve onu bir sırık üzerinde astı. Bu gerçekten
şaşırtıcı bir çözümdü. Yılanlar her toplumda hep nefret edilen,
kötülüğü ve ölümü temsil eden yaratıklardır. Hatta inanlılara Şeytanı
çağrıştırır. Fakat Tanrı bu ölüm sembolünü yaşam ve şifa kaynağına
dönüştürdü ve yılanların ısırdığı bir insan tunç yılana baktığı
takdirde yaşıyordu. Bundan bin beş yüz yıl sonra İsa Mesih, kendisiyle
ilgili olarak bu olayın neyi simgelediğini şöyle açıkladı:
"Musa
çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlu'nun da öylece yukarı
kaldırılması gerekir. Öyle ki, O'na iman eden herkes sonsuz yaşama
kavuşsun"
(Yuhanna 3:14-15). İsa "yukarı kaldırılması gerekir"
derken Kendisinin çarmıha gerilerek yukarı kaldırılacağını söylüyordu.
Yani Tevrat'ta yer alan bu olay, Mesih'in çarmıh üzerindeki ölümünü
simgeliyordu. İsa öldüğü zaman bu simgesel önbildiri gerçekleşmiş
oldu. Zehirli yılanın ısırdığı kişi için tek çare yukarı
kaldırılmış yılana bakmaktı. Ve yılana bakan her insan iyileşti. Tabii
ki bu yolu saçma bulup yılana bakmak istemeyen kişi ölecekti. Aynı
şekilde insan, günahın soktuğu ruhsal zehirden dolayı ölmeye
mahkümdür. Yani Tanrı'nın varlığından ve yaşamından uzak kalarak
sonsuza dek mahvolma cezasına çarptırılacak. Günahlarının suçundan
kurtulmak için tek çare vardır. Ancak günahlarımıza karşılık ölmüş
olan İsa'ya imanla bakarak ruhsal şifa bulabiliriz. Bu göğün altında
insanlara bağışlanmış, bizi kurtarabilecek başka hiç bir çare yoktur.
Ancak onda günahlarımızın affına sahip olup sonsuz yaşama kavuşuruz.
Bu çareyi sunan Tanrı bize,
"O'na iman eden herkes sonsuz yaşama
kavuşsun"
sözünü vermiştir (Yuhanna 3:15). Yeter ki Tanrı'nın
Sözü'ne güvenip çarmıha gerilmiş, ölümden dirilmiş Mesih'e bakalım.
O'na iman eden hiç kimse utandırılmayacak.
|
|
|
|